Gemiyi Denize Salıvermeyle İş Bİtmiyor

Gemiyi Denize Salıvermeyle İş Bİtmiyor

Turkon Line İzmir Acente Müdürü Nur Özgen:"Bir gemi yaptınp denize salıvermeyle iş bitmediği gibi, esas iş orada başlıyor. En iyisini yapabilirseniz denizcilik o zaman olabiliyor."

25 Şubat 2009 - 08:23

Gemi Yaptırıp Denize Salıvermeyle İş Bitmiyor

Türk deniz taşımacılığı son yıllarda bazı olumsuzluklara karşın büyük bir atılım içinde. Bazı taşıma şirketleri küresel krize karşın faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor. Denizcilik sektöründe 12. yılını dolduran Turkon Line da İzmir Limanı'ndan Amerika, Kuzey Avrupa Akdeniz limanlarına ayda 16 adet gemisi ile direkt seferlerine aralıksız olarak devam ediyor.

Turkon Line İzmir Acente Müdürü Nur Özgen Türk Deniz taşımacılığını ve Turkon Line'ı Ekonomik Çözüm'e anlattı.

Bize biraz kendinizden söz eder misiniz ?

26 yıldır sektörün içindeyim. Denizcilik Müsteşarlığı'nda çalıştım. Vekaleten İzmir Liman Başkan Yardımcılığı yaptım. Sonra da Marmaris Liman Başkanlığına tayin oldum. Orada görev yaparken D. B. Deniz Nakliyat konusu ortaya'çıktı, oraya geçtim. Turkon Line AŞ'de Erdoğan Yılmaz ile birlikte kuruluşundan itibaren birlikte çalıştık. II yıl birlikte görev yaptık. Yerine ben göreve geldim. Halen şirketin İzmir acente müdürlüğünü yürütüyorum ve DTO Meclis Üyesiyim.

Bu yıl DTO Meclis Üyeliğine seçilmenizle ilgili neler söyleyeceksiniz ?

Geza Dologh idaresinde yüzde 50 değişim gösteren meclis üyelerinin yerine, yeni olan arkadaşlarla birlikte meclis üyeliğine seçildik. Bizden önceki meclis üyelerinin yaptıkları güzel işlere bizler de devam ederek iyi bir donem geçireceğimize inanıyoruz. Her türlü görevde ve katkı sağlamaya hazırız.

DENİZCİLİKTE YATIRIMI YAPMAK LAZIM

Denizlerimizi yeteri kadar kullanabiliyor muyuz ?

Son 10 seneden beri bir çok kişi bu konuya girdi, ama bundan önce çok az insan yatırım yaptı. Çünkü denizcilik maliyetli bir sektör. Bu konuda en çok yatırım yapanlardan biri Kalkavan ailesidir. Burada esas olan yatırımı göze almak gerekiyor. Çünkü pahalı bir yatırım ve para kazanılan, az kazanılan, orta derecede kazanılan seneler var. Hava şartları, yurtdışındaki limanlar ve sorunlar. Ayrıca dünya devleriyle rekabet etmeniz lazım. Bir gemi yaptınp denize salıvermeyle iş bitmediği gibi, esas iş orada başlıyor. Kış şartları daha ağır çünkü gemileriniz dünyanın her limanda ya da yolda dünyada oluşan oldukça büyük rekabet olmasından dolayı daima en iyisi olacaksınız. En iyisini yapabilirseniz denizcilik o zaman olabiliyor. Geminin en iyisi, işletmeniz en verimlisi en iyisi, hizmetiniz en iyi olacak. Bunun dışında bu rekabete girmeniz mümkün değil.

HER YERDE ACENTAMIZ VAR

Turkon Line'ın yurtdışında kaç acentası var ?

Avrupa'nın belli başlı tüm ülkelerinde Amerika, İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda, Belçika, Almanya ve İngiltere başta olmak üzere acentalıklarımız var. Ayrıca Akdenize kıyısı olan Mısır ve Beyrut gibi ülkelerde acetelerimiz bulunuyor. Ayrıca Kuzey Avrupa hinterlandını kullanıyoruz. Ayrıca Türkiye'den direk olarak Amerika'ya giden tek firmayız. Bu da Turkon Line için büyük bir avantaj sağlamakta ve güzel işler yapıldığını düşünüyorum. Kapıdan kapıya dediğimiz olay evlere kadar hizmet vermeye çalışıyoruz. Turkon Line depolarıyla TİR fllosuyla kendi acenteleriyle en çabuk ve direkt olarak aktarma yapmadan bunları yapabilmektedir. Bir çok konuda Turkon Line üst sıralarda olmasından dolayı mutluyuz ve konumumuzu korumaya çalışıyoruz.

Izmir-Çeşme arası deniz taşımacılığı için neler söylemek istersiniz ?

Deniz taşımacılığında her yere gidip gelmeliyiz. Ama yeteri kadar denizlerimizi kullanamıyoruz. İzmir'den deniz yoluyla Çeşme'ye gidebilmeliyiz. En fazla bir saatlik yol. Ancak bunun tamamen bir yatırım gerektiğine inanıyorum. Aslında bunu devletten beklemek yerine büyük şirketlerin buna el atması gerekir. Hem deniz zevkini yaşamak hemde arabanızı da taşıdığınız bir feribot seferleri yapılabilir. Yunanlılar bunu gerçekleştirmekte. Umut ediyorum kısa bir gelecekte bizler de başarabiliriz.
 
 

 

Bu haber 6414 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 3 Yorum
  • METE FAS
    10 yıl önce
    Başlangıçta belirtmek isterim benim yorumum her hangi bir şahsı karalamak veya bir çıkar sağlamak değil. Öncelikle ‎bu konunun başlığı üzerine bu yorumu yazmak istedim. Denizcilik piyasasında nedenli yüksek miktarda navlun ‎olduğundan şüphemiz yok, fakat bu kadar yüksek paralar yatırılan bir sektörde, bilinçsizce büyümek veya bir ‎daldan diğerine atlamak o kuruluşa anlık kar getirisi olacak izlenimini yaratsa da uzun vadede, rekabet ortamında ‎çöküntüye neden olacaktır. Günümüzün denizciliğinde şahit olduğumuz bir çok kuruluşun bu krizden nedenli ‎etkilendiğini acıkça gördük. Fakat bazı şirketler vardı ki bunlar en fazla karlarından zarar ettiler yada karlarına kar ‎eklediler. Belkide bu piyasanın en yavaş büyüyen ve en çok kar eden kuruluşlarıdır bunlar. Ayrıca bu bahsi geçen ‎şirketlerde çoğu zabitan ve kaptanın çalışmak istediği de gözlenmektedir, nitekim bir şirkette amaç kar etmekse bazı noktalarında en ince ayrıntısına kadar düşünülmesi gerekliliğini unutmamalıyız. Elbette denize gemi indirmekle olay bitmiyor fakat personelin maaşlarından keserek, veya kriz bahanesi ile maaşlarını ödemeyerekten de iyi işletmeci olunmuyor. Unutmamalıyız ki büyük paralar yatırılarak yaptırılan gemilerimizin sağlıklı bir şekilde zararsız ve hasarsız seyir yapmasından denetlemelerde sorunsuz geçmesine kadar ve geminin ömrünün uzun olması gibi bir çok konuda personelin kalitesi söz sahibi olmakta.
  • HASAN ÖZTÜRK
    10 yıl önce
    Sayın Hüsamettin Canbilen beyin yorumuna;

    -ARKAS 25 ADET TÜRK BAYRAKLI GEMİ
    -TURKON 15 ADET MARSHAL BAYRAKLI GEMİ

    Artık kim milli, kim değil okuyucu karar versin
    bu yoruma başka diyecek birşey bulamıyorum.

    Saygılar
    Hasan Öztürk
  • hüsametin Canbilen
    10 yıl önce
    Ülkemizin DB Deniz Nakliyattan sonra ilk ve tek milli taşıyıcısı olarak sayabileceğimiz kuruluşudur.Arkas firmasıda milli taşıyıcı olmakla birlikte genelde büyük line şirketlerinin yerel feeder'i görünümündedir.Acenet olması ve farklı konteyner firmalarının Türkiye temsilcisi olması sıfatıyla farklılık arz etmektedir.

    Turkon ise yapısı ve işlevi olarak kamu şirketi özelliğinide yansıtmaktadır.Ümidimiz o dur ki hükümet ekonominin kan damarı olarak gördüğümüz bu firmayı ayakta tutmak için gerekenleri yapmasıdır.

    Bu arada Kalkavan aileside artık otelcilik ve romorkörcülük işinden çıkıp asıl işleri olan armatörlüğe dönmeyi ve asıl aile işlerine konsantre olmayı ciddi şekilde düşünürler inşallah.
    ''En iyi iş en iyi bildiğin iştir.''
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
denizhaber.com