Amerika’ya gitmek isteyenler ilk olarak, “pasaport veya mürur tezkereleriyle(geçiþ belgesi) Çanakkale ve Ýzmir’e kadar geliyorlar, buradan da, Alman, Ýtalyan, Fransýz, Yunan veya Mýsýr vapur kumpanyalarýna ait gemilerle önce Pire’ye gidiyorlar oradan da Marsilya yoluyla Amerika’ya ulaþýyorlardý”.
18. yüzyýlýn ikinci yarýsýndan itibaren tarih sahnesine çýkan Amerika, bulunduðu konum ve sahip olduðu zengin kaynaklar sayesinde kýsa bir zaman zarfýnda refah seviyesini yükseltmiþ ve doðal olarak, rahat bir hayat yaþamak isteyen insanlarýn “cazibe merkezlerinden biri haline gelmiþti”. Bu yüzden, dünyanýn çeþitli memleketlerine mensup insanlar, zengin olmak ve daha rahat bir yaþam sürmek için akýn akýn Amerika’ya göç etmiþlerdi. Dünyanýn çeþitli memleketlerinden Amerika’ya yapýlan bu göçler ise, çok geçmeden Osmanlý vatandaþlarýna da sirayet etmiþti.
Amerika’nýn refah seviyesi bakýmýndan yükseliþte olduðu bu dönemlerde, Osmanlý Devleti pek de iyi bir durumda deðildi. Özellikle; “savaþlardan, yoksulluktan ve hastalýklardan yorgun düþmüþ olan, çoðunu gayri Müslim halkýn oluþturduðu pek çok Osmanlý vatandaþý daha iyi bir yaþam umuduyla bu göç kervanýna katýlmýþtý”. Osmanlý coðrafyasýndan Amerika’ya ilk göçün tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, genel olarak 1860 tarihi üzerinde durulmaktadýr. Nitekim, bu tarihlerde Amerika’da kölelik tamamen kaldýrýlmýþ ve iþçi haklarý üzerinde çeþitli düzenlemeler yapýlmýþtý. Böylece, bu düzenlemelerle birlikte buraya göçen Türkler de kayýtlarda yer almýþlardý. “Osmanlý topraklarýndan gerçekleþen bu göçler, incelenirken Rumeli topraklarý, Anadolu ve Suriye’den gidenler þeklinde üç coðrafî alana ayrýlmýþtýr, ilk dönemlerde gidenlerin etnik kimliðini tespit etmek bir hayli zordur. Bununla beraber Osmanlý coðrafyasýndan Amerika’ya göç edenlerin umumiyetle Ermeni, Rum, Yahudi, Suriyeli ve Türklerden oluþtuðu bilinmektedir”.
Amerika’ya gitmek isteyenler ilk olarak, “pasaport veya mürur tezkereleriyle(geçiþ belgesi) Çanakkale ve Ýzmir’e kadar geliyorlar, buradan da, Alman, Ýtalyan, Fransýz, Yunan veya Mýsýr vapur kumpanyalarýna ait gemilerle önce Pire’ye gidiyorlar oradan da Marsilya yoluyla Amerika’ya ulaþýyorlardý”. Osmanlý hükümetinin bu göçler konusunda ciddi bir yaptýrýmý olmadýðý için bu göçler olaðan þekilde devam etmiþti.
Ancak, bir süre sonra göçlerin gittikçe artmasý üzerine Amerika, bir takým tedbirler almýþ ve belli baþlý kýsýtlamalara gitmiþti. Amerika’nýn aldýðý tedbir ve kýsýtlamalar ise, “Amerika’ya kaçak göç” hadiselerini de beraberinde getirmiþti. Ne yazýk ki, bu kaçak göç hadiseleri her zaman ayný neticeyi vermemiþ ve Amerika’ya türlü yollarýndan gitmek isteyen göçmenler, pek çok olumsuz olaylara da maruz kalmýþlardý. Nitekim “bazý sahtekâr gemi acenteleri, Amerika’ya götürmek vaadi ile insanlarý kandýrýp paralarýný almýþlar ve sonra da onlarý yarý yolda býrakýp kaderlerine terk etmiþlerdi”. Bu mealde pek çok hadise yaþanmýþ ve bu hadiseler Osmanlý arþiv belgelerinde de yer almýþlardý. Osmanlý hükümeti, bilhassa insanlarý maðdur eden seyahat acenteleri hakkýnda çeþitli tahkikatlar baþlatmýþ ama bu tahkikatlardan istenilen neticeler elde edilememiþti. Amerika’ya gidip zengin olmak isteyen çoðu Osmanlý vatandaþýnýn sonu büyük bir hüsran ile sona ermiþti.
Kaynaklar: