BALIK GÜNÜ VE DENÝZCÝLER…

BALIK GÜNÜ VE DENÝZCÝLER…

01/01/1970, Array
Okunma: 5885
3 Yorum
ALÝ CAN
yazarposta@denizhaber.com

4 Aralýk Cumartesi günü, ÝTÜ Denizcilik Fakültesi’nin Tuzla’daki kampüsünde denizcilerin geleneksel “Balýk Günü” ne davetliydim.

Arabama atlayýp Tuzla’ya doðru sahil yolunda ilerlerken eski denizci dostlarla beraber olabilmek ümidi ile doðrusu sevinçli ve heyecanlýydým. Kampus kapýsýna yaklaþtýðýmýzda uzaktan kulaðýma bir bando sesi gelmeye baþladý. Kampus kapýsýndan içeri girince de birden bire yol boyunca ilerleyen iyi giyimli misafirler hýzlý adýmlarla bando sesine doðru yürüyorlardý. Deniz tarafýndaki otopark týklým, týklým araba doluydu, arabamý yol kenarýndaki bir boþluða güçlükle park edip, ben de kalabalýða karýþýp yürüyerek ilerlemeye koyuldum.

Kampus meydanýna gelince, coþkuyla marþlar çalan okul bandosu ve lacivert okul kýyafetleri ile merasim taburu, misafirleri karþýlamak için yol kenarýna dizilmiþ çok güzel bir görüntü sergiliyorlardý. Önümdeki kalabalýkla beraber merasimin yapýlacaðý spor salonunun kapýsýndan içeri girince salonun týklým, týklým dolu olduðunu görüp geç kaldýðýmý anladým. Kalabalýðýn arasýnda görüp kucaklaþtýðým sevgili Ferit Biren ve oðullarý ile birlikte güçlükle bir yer bulup oturduk.

Ulaþtýrma Bakanýmýz Sayýn Binali Yýldýrým ve protokol mensuplarý ön sýradaki yerlerini çoktan almýþlardý. Konuþmalarýn yapýlacaðý kürsünün sol yanýndaki masaya 40 yýllýk emektarlar, sað yanýmdaki masaya da 50 yýllýk emektarlar oturmuþtu. Baþka bir masada da bir sürü plaket vardý. Saygý duruþu ve milli marþtan sonra birçok konuþma yapýldý, en sonunda sevgili bakanýmýz Binali Yýldýrým harika bir konuþma yaptý ve büyük alkýþ aldý.

Peþ peþe yapýlan güzel konuþmalar ve emektarlara verilen plaketler, salondaki coþkuyu arttýrdý. Salon, denizcilerin genç ihtiyar beraber olmaktan duyduklarý sevinç ve heyecanla doldu; havada adeta bir sevgi seli dolaþýyor gibiydi. Salondaki bu sevgi dolu hava beni derin, derin düþündürdü. Neden denizciler baþka hiçbir meslekte olmadýðý kadar birbirlerine sevgi ile baðlýdýrlar; neden hayatlarýnýn sonuna kadar birbirlerinden kopamazlar?

Onlar, hayatlarýnýn büyük bir kýsmýný hep beraber bir gemide geçirirler. Bir gemi, baðlý olduðu limandan demir alýp açýk denizlere doðru yol almaya baþladýðýnda onlar, artýk o geminin içinde ayný kaderi paylaþan, bir ailenin fertleri gibidirler. O geminin süvarisi, sevgili baþkan Selçuk Þenkal’ýn, konuþmasýnda söylediði gibi, artýk onlarýn beybabasýdýr; baþmühendisi de büyük aðabeyleri. Onlarýn tek amacý, taþýdýklarý yolcularý gidecekleri baþka bir limana selametle götürmek, taþýdýklarý yükü kýrýp dökmeden ulaþtýrmaktýr.

Ali Can (Solda) Selçuk Þenkal (Saðda)

Ali Can (Solda) Selçuk Þenkal (Saðda)

Açýldýklarý ummanda ufukta hiçbir þey görünmez; sanki onlar artýk dünyada deðil baþka bir alemde kaderleri ile baþ baþadýrlar. Yola çýktýklarýnda sakin olan deniz bu ýssýz ummanda bazen bir canavara dönüþür, azgýn dalgalar gemiyi beþik gibi sallar, adeta gemiyi yutup içine almak ister. Bazen hava kapkara olur; þimþekler çakar, gök sel olur geminin üstüne boþalýr. Onlar soðukkanlýlýklarýný hiç kaybetmeden kaptan babalarýnýn ve büyük aðabeylerinin emirlerini harfi harfine yerine getirirler. Kendilerini deðil, taþýdýklarý yolcularýn canlarýný, taþýdýklarý yükleri düþünürler. Gemilerini maruz kaldýklarý afetten selametle çýkarmak için gece, gündüz çalýþýrlar, uðraþýrlar.

Bir süre sonra, o canavar deniz sanki bir gün evvel þaka yapmýþ gibi dinginleþir, kara bulutlar gider, güneþ yüzünü gösterir. Deniz, üzerine milyonlarca pýrlanta serpiþtirilmiþ turkuaz renkli pürüzsüz asfalt bir yola dönüþür. Gemi, o turkuaz asfalt üzerinde süzülür, adeta kayarak yol alýr; dingin havada sadece pervane sularýnýn sesi yükselir.

Bir süre sonra sessizliði, geminin etrafýnda çýlgýnca dönüp duran martýlarýn çýðlýklarý bozar. Martýlar, sanki uzun süre bekledikleri bir sevgiliyi karþýlamaya gelmiþ gibi havada sevinç çýðlýklarý atarak dönerler. Bir süre sonra, ufukta sis bulutlarý arasýnda hayal meyal bir silüet belirir. Denizciler belli belirsiz silüete heyecanla bakarlar; bir süre sonra da silüet belirli hale gelir, beyaz binalar görünmeye baþlar. Denizcilerin içlerini adeta “yeni” bir dünyayý keþfetmenin heyecaný sarar.

Limana yanaþýnca da vardiyada olmayanlar, hele ilk defa geliyorlarsa yeni geldikleri bu limanýn sokaklarýna daðýlýrlar; denizde çektikleri bütün sýkýntýlarý unuturlar. Ýçlerinde yeni bir yer görmenin sevinci ve mutluluðu büyür ama akýllarý ve gönülleri hep ilk demir aldýklarý limanda, geride býraktýklarý sýcak evlerinde, geride býraktýklarý sevgililerdedir. Ýþte denizciler hep böyle, limandan limana, gemilerin içinde kaptan babalarý ile büyük aðabeyleri ile kader arkadaþlarý ile bir, bir tehlikeler atlata, atlata dolaþýr dururlar.
Denizcilerin aylarý, yýllarý, ömürleri böyle akýp geçer. Onlar anýlar biriktirir, dost biriktirirler. Onlarý, biriktirdikleri anýlar, birbirlerine sýmsýký baðlar; ömürlerinin sonuna kadar da bu yüzden birbirlerinden hiç ayrýlamazlar, kopamazlar.

Bir gemide bir aile, denizlerdeki binlerce gemide de binlerce denizci ailesi yaþar. Onlar çok büyük bir denizci ailesinin ayný kaderi paylaþan fedakar, cesur yürekli denizcileridir.

Ýþte, her yýl tekrarlanan geleneksel “Balýk Günü”nde bu salonda 40 yýllýk 50 yýllýk büyük babalar, babalar, büyük aðabeyler, onlarýn fedakar eþleri ile hayatlarýnýn henüz baharýný yaþayan lacivert elbiseleri ile genç denizci adaylarý, genç yaþlý hep birlikte coþku ile beraberliklerini kutladýlar; anýlarýný, sevgilerini tazelediler.

Bana gelince, ben denizcilerin bu maceralý yaþamlarýna hep özenmiþimdir. Kader beni, denizci yapmadý ama gemi mühendisi yapýp tersanelere yolladý. Sanki kader bana “Sen tersanelerde denizcilere hizmet et” dedi. Ben de bütün ömrüm boyunca onlarýn gemilerini en iyi þekilde tamir etmeye çalýþtým. Onlara yeni gemiler inþa ettim. Daha büyük gemiler yapabilmek için inþaatý 40 yýldýr bir türlü bitirilemeyen Pendik Tersanesi’ni 70’li 80’li yýllarýn bin bir zorluklarý içinde, büyük bir gayret sarf ederek tamamlayýp arkadaþlarýmla birlikte hizmete açtým. Türkiye, bu tersaneyle modern ve büyük bir tersaneye kavuþtu, ardýndan kendi dizelimizi kendimiz yaptýðýmýz büyük bir motor fabrikasý kurdum.

Refik Akdoðan,namýk Assena,Ali Can,Ýzzet Kopanoðlu,Ali Bozoðlu

 Foto Soldan Saða: Refik Akdoðan,namýk Assena,Ali Can,Ýzzet Kopanoðlu,Ali Bozoðlu

Sonunda, denizciler bana da; týpký, denizcilik tarihimizi araþtýrarak ulaþtýklarý tarihi bilgileri yazýya döken, genç nesle denizcilik tarihini güzel yazýlarý ile öðreten, sevdiren çok deðerli iki tarihçimiz, sevgili Ali Bozoðlu ve sevgili Murat Koraltürk’e dedikleri gibi,  “Sen de bizdensin” dediler. Yapýlan merasimle üçümüzün yakalarýna kendi rozetlerini taktýlar. Denizciliðimizi tescil eden sertifikalar, plaketler verdiler. Bizleri onurlandýrdýlar.

Ben, neredeyse bütün ömrüm boyunca tersanelerde onlarýn gemileri ile ve onlarla beraber yaþadým. Kendimi hep onlardan biri gibi hissetmiþtim; ama, onlarýn bu kadirþinaslýðý ile denizciliðimin tescil edilmesi beni ziyadesi ile mutlu etti.

Bu duygularla sevgili denizci dostlarýma buradan seslenmek istiyorum: 

Tanýdýðým, tanýmadýðým bütün denizcilere selam olsun…

Denizdekilere Allah selamet versin, yollarý açýk olsun…

Aramýzdan ayrýlan beybabalara, büyük aðabeylere de selam olsun…
Ruhlarý þad olsun…  

HABER ÝLE ÝLGÝLÝ

3 Adet yorum yapýldý.

PÝLAV GÜNÜ
02/05/2012, 16:26,
ÝHSAN ERDEM;
ALÝCAN BEY YAZINIZI,SABIRLA OKUDUM.27 MAYIS 2012 TARÝHÝNDE (CAMÝ ALTI TERSANESÝ). BÝZÝM GYML. PÝLAV GÜNÜNEDE BEKLERÝZ.ÞÖYLE ÇOOOK ESKÝLERE GÝDÝP,1975 YILI YAÐMURLU BÝR ARALIK AYINDA,H. KARAHASAN'IN OKULA VEDA EDÝÞ ANINDA YANINDA SADECE SÝZ VARDINIZ.O HALÝNÝZÝ UNUTAMIYORUM..
küçük bir detayda yanlýþlýk var
11/01/2012, 16:14,
ahmet bakýr;
Yazýnýzý büyük keyifle okudum; fakat bir hatanýzý düzeltmek istiyorum.

'' Kampus meydanýna gelince, coþkuyla marþlar çalan okul bandosu ve lacivert okul kýyafetleri ile merasim taburu, misafirleri karþýlamak için yol kenarýna dizilmiþ çok güzel bir görüntü sergiliyorlardý. '' demiþsiniz. Ýtü Denizcilik Fakültesi ( YDO ) kýþlýk üniformasý lacivert deðil siyahtýr.

Bu gözden kaçan detay dýþýnda harika bir yazý olmuþ. Ellinize Saðlýk.

Ahmet BAKIR
ne kadar güzel günün anlamýný r duygulu sözlerle ifade etmek
04/01/2012, 19:42,
yavuz derya ;

çok deðerli üstadýmýz''
denizcilerin bu gününde nekadar anlamlý ve öðretici sözcükler kullanmýþ duygulu bir makale gibi özetlemiþ bu durumu. tüm denizcilerin gemilerinde kurmuþ olduklarý dostluk ve kardeþliði ne güzel özetlemiþ, iyi anda ve kötü anda deðiþmeyen bir dostluk timsalleridir onlar.

aðýr ve meþakatlidir denizcilerin iþi bize aðýr onlara olaðan gelen bu iþ gönül veren içinde zevklidir. bütün denizcileri seviyoruz onlara saygý duyup aslan gibi yüreklerini her daim kutlayoruz günleri aydýn denizleri sakin olsun.

ALAHIN SELAMETÝ ÜZERLERÝNDEN HÝÇ EKSÝK OLMASIN
YAZARIN DÝÐER YAZILARI
YAZARLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
ARÞÝV
ANKET
Lojistik Sektörü Yeterince Biliniyor Mu?
  • Evet
  • Hay?r
  • Fikrim Yok!

Site Haritasݱ RSS Beslemeleri