Avrupa birliðine katýlým müzakereleri 3 Ekim 2005 tarihinde baþlayan Türkiye'nin, Avrupa topluluðunun denizcilik alanýnda hazýrlamýþ olduðu Müktesebat Rehberindeki yeni mevzuata uyum saðlayabilmesi için Deniz taþýmacýlýk sektöründeki taahhütlerini kesintisiz ve koþulsuz olarak yerine getirmek zorunda olduðunu bilmesi gerekir. Bu farkýndalýk kaçýnýlmaz ve uygulanmasýna kesin gözüyle bakýlan kurallar zincirinin varlýðýnýn kabul edilmesidir.
Avrupa Birliðine giriþ sürecinin belirlenmesinde, Türkiye'nin bu sektörde ortaya koyacaðý doðru politikalarýn ve streratejik planmalarýn uygulamadaki baþarý oraný etkin rol oynayacaktýr. Bu nedenle de Türkiye, gerek iç piyasada ve de gerekse uluslar arasý arenada meydana gelebilecek aðýr ekonomik krizlere karþý hazýrlýklý olmalýdýr. Sergileyeceði bu yüksek performans onun uluslar arasý rekabet gücünü yükselteceði gibi, ekonomik girdilerinin de artmasýna neden olacaktýr.
Bu kriterler doðrultusunda AT antlaþmasýnýn ortak kararlarý ile belirlenen esaslardan deniz taþýmacýlýðýnda verim ve kapasite arttýrýmýnda beklentileriin neresindeyiz? Deniz yoluyla yapýlan taþýmacýlýkta can ve mal güvenliðinin saðlanmasýndaki yeterlilik düzeyimiz nedir? Kabotaj hakký konusunda ortak yürütülecek politikaya yaklaþýmý nedir ve buna iliþkin izlenecek berirlenmiþ bir politika varmýdýr? Gemi inþa yapýmýna ve deniz taþýmacýlýðýna yeterli ekonomik desteði veremeyen devletin, AB için denizcilik sektöründe çok önemli olan personelin çalýþma koþullarý, sosyal haklarý, can ve iþ güvenliði ile ilgili konularda alacaðý önlemler ve yaþama geçirilmiþ uygulamalarý hazýrlanacak olan raporda belirgin ve yönlendirici rol oynayacaktýr.
Deniz taþýmacýlýðýnda istikrarlý geliþmenin ve verimliliðin artmasý, istihdamýn ve yatýrýmlarýn artmasý ile doðru orantýlý olmalýdýr. Ama 2003 yýlýnda yapýlan toplam ihracatýn %81 i deniz yoluyla gerçekleþtirilirken, bu rakam 2006 yýlýnda %76 ya ve 2009 yýlýnda da %72 ye gerilemiþtir. Buna karþýlýk ayný yýllarda karayoluyla yapýlan yük taþýmacýlýðýnda rakamlar %18 den %22 ye ve %25 e yükselmiþtir. Görüyoruz ki taþýmacýlýkta karayoluna doðru azda olsa bir eðilim olmuþtur. Sadece ithalat yoluyla yapýlan yük taþýmacýlýðýnda 2003 yýlýnda %91,2 olan deðer, 2009 yýlýnda %93,5 olarak deðiþmiþtir.
Türk ticaret filosunun genel yaþ ortalamasýna bakýldýðýnda gemilerin yaþlý olduðunu görürüz. Bu baðlamda 2003 yýlýnda yaþ ortalamasý 24 olan filo gemilerinin yaþý, 2009 yýlýnda ancak 21 olabilmiþtir. Yýllara göre kabotaj taþýmacýlýðýna bakýldýðýnda yükselme oranýnýn çok düþük olduðu gözlenir. Kabotaj taþýmacýlýðýnda 2001 yýlýnda toplam 26 milyon yük taþýnmýþ olmasýna karþýn, bu rakam 2009 yýlýnda ancak 38 milyon tona ulaþabilmiþtir.
Türkiye deniz ve kýyý alanlarýný amacýna göre verimli ve doðru kullanmasýný öðrenmelidir. Bu nedenle izlemiþ olduðu denizcilik politikalarýný yeniden deðerlendirmesi gerekir. Bugün denizcilik sektörümüzün bütün alanlarýnda, AT antlaþmasýnýn ortak kararlarý ile belirlenen esaslardan denizcilik ile ilgili bölümünde beklentilerin neresindeyiz? AB bu sektörde bize karþý ne kadar iyi niyetli yaklaþým içindedir? Bu sorularýn açýlýmýný ülkemizin çýkarlarý doðrultusunda düþünmeliyiz.
AB üyeliðine giriþ rüyasý uðruna denizciliðimizin geleceðini ipotek altýna sokmayalým. Bütün geliþmeleri doðru sorgulayalým. Çünkü kazanmak, sorgulamakla baþlar. Türk denizciliði bu gerçeði çok iyi görmelidir.