Kýlavuz Kaptanlar

Kýlavuz Kaptanlar

01/01/1970, Array
Okunma: 9520
3 Yorum
ALÝ BOZOÐLU
alibozoglu4@gmail.com

Yazýlý tarihte, kýlavuzluðu konu eden en eski kaynak M.Ö. 1700 yýllarýnda Babil'de yazýlmýþ olan Hammurabi Kanunlarý'dýr. Bu kayýtlarda kýlavuz kaptanlardan bahsedildiði görülmektedir. Hammurabi Kanunlarý'nda konu edilecek kadar önemli bulunduðuna göre, kýlavuzluk o dönemde de deniz-insan iliþkisinde temel gereksinimlerden biriydi. Ýstanbul Boðazý'nda çok eskide beri kýlavuzluk hizmetleri bir þekilde yapýlmakta idi. Yol gösterme iþini ilk kez Boðaz'da düzenli olarak yapaný Cenevizlilerin yaptýðý bilinmektedir. Cenevizler Boðaz'ýn iki yanýna inþa ettikle hisar ve kalelerle, geçiþ yapan gemilere yol gösterdikleri gibi, güzergâhý iyi bildiklerinden, zaman zaman ticaret gemilerine kýlavuzluk da yapmýþlardýr.

Osmanlý Ýmparatorluðu dönemi de, Boðaz'da sistemli bir biçimde kýlavuzluk hizmeti verilmiyordu. Ancak bazý þahýslarýn bu iþi yaptýðý biliniyor.

Süleyman Nutki Bey; (Bu kiþi, Ýstanbul Teknik Üniversitesi Gemi Ýnþaiye Kürsüsü Baþkanlýðý da yapan Ord. Prof. Ata Nutku Bey'in babasýdýr.) Denizcilikle ilgili çevrelerin bile adýný pek duymadýklarý bu çalýþkan, azimli ve fedakâr kaptanýn kýlavuzluk tarihinde çok önemli bir yeri vardýr. Bunu da yine kendisinin yazmýþ olduðu "Ýstanbul Limanýyla Boðazlarda ve Marmara Havzasý'nda Kýlavuzluk ve Römorkör Teþkilatý Safatýna ait SÝYAH KÝTAP" isimli çalýþmasýndan anlýyoruz. Süleyman Nutki Bey donanmadan emekli bir kaptandýr. Kitabýn basým yeri "Matbaai Bahriye", tarihi ise (1336)1920'dir. .

Kýlavuzluk konusunda, elimizde bulunan en iyi kaynak bu kitaptýr. Süleyman Nutki,  kitabýn baþlangýcýnda, ünlü bir denizci sözünü nak1ediyor "Deniz eksik tanýmaz." Kaptanýmýz devamla; denizde ihmal edilen en küçük tedbirin bile bir zaman Sonra denizcilerin önüne devasa girdaplar olarak çýkabileceðini, can ve mal güvenliðini tehdit edebileceðini belirtiyor. Kýlavuzluðun önemini vurguladýðý ilerleyen sayfalarda, bir de çarpýcý örnek veriyor ve diyor ki: "Mesela; kýlavuzsuz olarak köprülerden (Haliç'deki köprüler kaydediliyor) girmekte ýsrar eden bir kaptan Galata Köprüsü'nü parçalasa ve meydana gelen hasarýn bedelini ödese bile, köprünün tamiri müddetince koca Ýstanbul þehri ahalisinin iktisatýna vurulan darbeyi kim tazmin edebilecektir? Diye soruyor. "Sonra" diyor kaptan,"yine kýlavuzsuz olarak Ýstanbul Limanýna gi-ren bir gemi içinde iki-üç bin yolcu taþýyan Þehir Hatlarý vapurlarýndan birine çarpýp devrilmesine yol açarsa?""Meydana gelebilecek bütün bu zararlarýn sorumluluðu esas olarak kime aittir?" diye soran Süleyman Nutki, cevabýný da kendisi veriyor: Hükümet-i mahalliye. Ve sonuca geliyor; bu denli önemli bir alan ihmal edilmeye gelmez. Mal, can ve kýyý emniyetinizi saðlayacak olan devletten baþkasý deðildir ve devlet kýlavuzluk hizmetlerini bizzat yürütmelidir. Kaptanýmýz bu takdimden sonra yýllar öncesine dönüyor ve bize tarihi aktarmaya baþlýyor. Yýl 1308 (1892). Ýstanbul Boðazý'nda o yýllarda Cenevizli, Maltalý ve Rum bir kýsým denizci özel kýlavuzluk hizmeti yapmaktadýr. Yaþlý bir Rum kaptan, kurmuþ olduðu bir þirket hesabýna, hazineye yapacaðý yýllýk belirli bir ödenek karþýlýðý kýlavuzluk imtiyazýný almak için Bahriye Nezareti'ne baþvurur.

Dönemin Bahriye Nazýrý Hasan Hüsnü Paþa dilekçeyi inceleyecek bir komisyon oluþturur. Süleyman Nutki Bey Bahriye'de kaptandýr ve bu komisyon içinde görevlendirilen þahýslardan biridir. Mesele incelenir ve oldukça önemli olduðu sonucuna varýlýr. Hazýrlanan rapor Nezaret'e iletilir ve yýllar geçer... Hiçbir giriþimde bulunulmaz. Ta ki 1908 yýlýna kadar. O yýl Meþrutiyet ilan edilmiþtir. Yeni yönetim ileriyi görebilen, giriþimci ve iþbilir kiþilerden oluþmuþtur. 19l4'te yeni bir komisyon kurulur ve kýlavuzluk dosyasý yeniden ele alýnýr. Kurulan bu ikinci komisyonda da Süleyman Nutki görevlidir. Geçen yýllar içinde kaptanýmýz yaptýðý araþtýrmalarda kýlavuzluk konusunun önemini daha fazla kavramýþ ve yaptýðý hesaplar sonucunda bu giriþimin hazineye oldukça yüklü oranda gelir saðlayacaðý kanaatine ulaþmýþtýr. Komisyon mükemmel bir nizamname hazýrlayýp yetkililere sunar. Bu arada Kaptan Nutki Bey 1910 yýlýnda emekli olur ama bu iþteki bilgisinden ötürü göreve çaðrýlýr. Ýþte tam bu sýrada 1. Dünya Savaþý patlak verir ve her þey allak bullak olur. Ýmparatorluk içindeki denizlerde görevli tüm özel ve tüzel kiþilikler Bahriye Nezareti'ne baðlanýr. Kýlavuzluk iþini yürütmek üzere önerilen Osmanlý Seyr-i Sefain Ýdaresi de bütün savaþ yýllarýnda ülkenin savunulmasý için görev alýr. Tabii yapýlacak bütün yenilikler ertelenir.

Süleyman Nutki Bey savaþ yýllarýnda da bu iþin peþini býrakmaz. 1917 yýlýnda Bahriye Nazýrý’na bir telgraf çekerek kýlavuzluk kurumunun bir an önce oluþturulmasýnýn önemini belirtir. Kaptanýn gönderdiði telgraf ve yazdýðý dilekçeyle Nezaret ilgilenir ve bu konuda giriþimde bulunacaðýný kendisine iletmiþtir. O yýllarda müttefikiniz olan Almanlardan bir deniz binbaþýsý Ýstanbul Boðazý'nda kýlavuzluk hizmeti yaptýrarak bu iþten gelir saðlamaktadýr. Bahriye Nezare-ti'nde kýlavuzluk teþkilatýnýn kurulmasý gerektiði yolundaki emir Topal Ýsmail Paþa'ya iletilir, fakat Paþa'nýn yukarýda bahsi geçen Alman Binbaþý Kohen'le iliþkisinden ötürü bu giriþim yanda kalýr. Emekli kaptanýmýz yapmýþ olduðu baþvuruyu takip ederken hiç de hoþ olmayan davranýþlarla karþý karþýya kalýr. Belirttiðine göre kendisine kötü davranýlýr.

Kýlavuzluk teþkilatýnýn kurulma öyküsü savaþýn bitip mütareke yýllarýnýn baþlamasýyla devam eder. Bahriye Nezareti'nde, Süleyman Nutki'nin de övgüyle söz ettiði Hüseyin Rauf (Or-bay) Bey bulunmaktadýr. Kaptanýmýz 1918 yýlýnda hemen yeni bir atak yaparak Rauf Bey’e durumu anlatan bir mektup yazar Rauf Bey de bunun üzerine Osmanlý Seyr-i Sefain Ýdaresi'ne bir yazý yazarak zaman geçirilmeksizin bir kýlavuzluk teþkilatýnýn oluþturulmasý. Gerektiðini bildirir. Osmanlý Seyr-i Sefain Ýdaresi Genel Müdürü Mümtaz Bey, kaptanýmýzý idareye çaðýrarak bu görevi bizzat yürütmesini ister ve ona küçük bir oda verir. Bir masa ve iki sandalyenin zor sýðdýðý bu küçük oda, iþte bütün bir kýlavuzluk teþkilatýnýn ilk resmi yeridir.

Bir yýðýn badireden sonra Süleyman Nutki Bey nihayet amacýna ulaþýr. Tam 28 yýl uðraþtýktan sonra 1920 yýlýnda teþkilat iþlemeye baþlamýþtýr. Ancak bu kurumun yasallaþmasý Cumhuriyet'in ilanýndan sonra, 13 Ocak 1924 günü Türkiye Seyr-i Sefain Ýdaresi'ne verilen Kýlavuzluk ve Römorkörcülük ve Cer-i Sefain Hakkýnda Ýmtiyazýn Suret-i Tatbikine Ait Talimatname ile Türkiye Seyr-i Sefain idaresi bünyesinde Kýlavuzluk ve Römorkörcülük Müdüriyeti adýnda özel bir þube kuruldu. Kýlavuzluk ve Römorkörcülük Müdürlük seviyesinde bulunurken 1939 yýlýndan sonra þeflik olarak faaliyetini sürdürdü.

Ýstanbul ve Çanakkale Boðazlarýnda genellikle Rumlarýn kýlavuz kaptanlýk yaptýðý bilinmektedir. Bunlarýn kimler olduðuna dair bir bilgiye rastlanmamýþtýr. Seyr-i Sefain Ýdaresine baðlý Kýlavuzluk ve Römorkörcülük Müdüriyetinin kurulup iþlerlik kazanmasý ile Ýstanbul ve Çanakkale Boðazýnda kýlavuz kaptanlýk yapmak üzere þirket bünyesine yeni kaptanlar alýnýr bu kaptanlar kendi bünyesinden olduðu gibi Deniz Harp Okulu mezunu olup emekli olan deniz subaylarý ve ameli olarak kaptanlýk yapan kiþilerden oluþmaktadýr. Kýlavuz Kaptanlýk yapmak üzere kurum içerisinde ilk müracaat eden kiþi Mehmet Ataullah Köprülüdür.  


MEHMET ATAULLAH KÖPRÜLÜ: 1893 YILINDA Ýstanbul’da doðdu Baba Adý Übeydullahahrar Anne Adý: Hayriye’dir.17 Aðustos 1914 yýlýnda o zamanki adý ile Ticareti Bahriye Kaptan ve Çarkçý Mektebi’nden mezun olmuþtur. Mezuniyetinden sonra zabit namzedi olarak askere alýndý askerliði sýrasýnda 10.Kolordunun Samsun’a nakledilmesi için kullanýlan Mithatpaþa Vapuru’nun 24 Teþrinisani (Ekim) 1330 (1914) tarihinde Ruslar tarafýndan batýrýlmasýndan sonra esir düþerek Sibirya’da 6,5 yýl süren esaret hayatýndan sonra 26 Temmuz 1336 (1920) tarihinde Ýtalyan bandýralý Semiramis vapuru ile Ýstanbul’a dönerek Seyr- i Sefain idaresinde köprü ihtiyat kaptaný olarak göreve baþlar 20 Kasým 1923 tarihinde Kýlavuz Kaptan olarak göreve baþlan bu görevini 1954 yýlýna kadar sürdürür. Bu özelliði dolayýsý ile MEHMET ATAULLAH KÖPRÜLÜ Kýlavuzluk ve Römorkörcülüðün tekel olarak Seyr-i Sefain idaresine verilmesinden sonra resmi olarak göreve baþlayan ilk kýlavuz kaptandýr. Uzun yýllar Ýstanbul, Çanakkale ve Ýzmir’de Kýlavuz Kaptanlýk ile Baþ Kýlavuz Kaptanlýk yaptý. 19.09.1954 tarihinde emekli oldu.
 
HUSNU EDENHÜSNÜ EDEN: 31 Temmuz 1312 (1896) tarihinde Ýstanbul’da doðdu Baba Adý Vasýf Anne Adý Zeliha’dýr. Ýstanbul Yüksek Ticaret Mektebinde okurken 1. Dünya savaþýnýn baþlamasý ve ilan edilen seferberlik nedeniyle tahsilini yarým býrakarak cepheye koþmuþ savaþ bitiminde kaptanlýk yapmaya baþlamýþ 1931 yýlýnda o zamanki adý Türkiye Seyr-i Sefain Ýdaresi’ne girerek kýlavuz Kaptan olarak göreve baþlamýþ bu görevini 1943 yýlýna kadar sürdürmüþtür.
Bir soruþturma neticesinde verdiði ifadelenin bir paragrafýnda aynen söyle diyor.  - 1940 senesinin birinci kanun (Ocak) içerisinde Silivri de karaya gidip 250 kiþinin boðulduðu faciada hiçbir arkadaþým yelkenli Sefain kýlavuzluðuna cesaret edemedikleri halde biltefrik meslekimdeki liyakatime itimatla gönderilmiþtim. Bu geminin battýðý esnada ve gecenin müthiþ lodos fýrtýnasý ve karanlýðý devam anýnda yalnýz bir fanila ile karaya çýkarak sahile çýktým hemen Silivri ye giderek vakadan hükümeti mahalliyeyi haberdarla 100 kiþinin bilfiil kurtarýlmasýna çalýþtýðým tekmil Silivri kaza memur ve halkýnýn þahadetiyle sabittir ve bundan dolayý müdriyeti umumiyemiz 50 lira ikramiye vermek suretiyle taltifte bulunmuþtur.

13 Birinci kanun (Ocak) 1940 Cuma tarihli Cumhuriyet Gazetesinde çýkan haberde; Bulgar Hükümetinin aldýðý bir karar ile Bulgar Hudutlarý haricine çýkacak Yahudilerden 380 kiþilik bir cemaat Uruguay bayraðýný taþýyan bir yelkenliyi kiralayarak Varna’dan Filistin’e müteveccihen yola çýkmýþlardýr. Bu yelkenli ve motorlu ahþap tekne evvelki gün limanýmýza gelmiþ, burada kumanya ve su aldýktan sonra gemiye kýlavuz kaptan olarak Hüsnü Eden’i ve Sahil Sýhhiye Ýdaresinden bir sýhhiye memuru verilmiþ, motor limanýmýzdan ayrýlmýþtýr. Bulgaristanlý Musevileri hamil tekne limanýmýzdan ayrýldýktan sonra denize tahammül edemediðinden sabaha karþý Silivri’ye sýðýnmýþ ve bir müddet sonra oradan hareket etmiþtir. Yeniçiflik mevkiinde bulunan kazýklar üzerine düþerek parçalanmýþtýr. Bu kaza neticesinde çocuk kadýn ve erkek olarak 380 kiþi denize dökülmüþtür. Kazayý evvele yüzerek karaya çýkan ve Silivri’ye gelen kýlavuz Hüsnü Eden haber vermiþtir. Ýfadesi yer almýþtýr. Bu kazadan Kýlavuz Kaptan Hüsnü Eden’nin büyük fedakârlýðý sayesinde 120 kiþi’nin hayatý kurtulmuþtur.


 
13 Birinci kanun (Ocak) 1940 Cuma tarihli Yeni Sabah Gazetesinde benzer haber çýkmýþtýr. Konu ile ilgili olarak devam eden günlerde de haberler çýkmýþtýr.

Bu insanlardan baþka kýlavuzluk camiasýnýn en popüler isimlerinden biriside adý Fenerbahçe kulübü ide özdeþleþmiþ bir dönem baþkanlýðýný yapmýþ. Deðerli bir spor adamýmýz Mehmet Sait Selahattin Cihanoðlu

MEHMET SAÝT SELAHATTÝN CÝHANOÐLU 10 Nisan 1311 (1895) tarihinde Ýstanbul’da doðdu Baba Adý: Hüseyin Selahattin Anne Adý: Sazüver’dir.  Ýdadi (Lise) mezunudur. 20.Kasým 1928 tarihinden 16 Haziran 1938 tarihine kadar Yüksek Denizcilik Mektebi Beden Terbiyesi Muallimi olarak görev yapmýþ 15 Þubat 1938 tarihinden 16 Haziran 1944 tarihine kadar önce Denizbank daha sonrada Devlet Denizyollarý Ýþletmesi’nde Ýhtisas Mevki olan Kýlavuzluk ve Romorkörcülük Servis Þefliðinde Þef olarak görev yapmýþtýr. 16 Haziran 1944 tarihinde Ýnhisarlar (Tekel) Genel Müdürlüðü’nde bir baþka göreve atanmýþtýr.1932-1933 yýllarýnda Fenerbahçe Spor Kulübünün Baþkanlýðý’ný yapmýþtýr.   Baþkanlýðý sýrasýnda Fenerbahçe Kulübüne ilk yabancý antrenörünü getiren kiþidir.

Türk Boðazlarýnda ve limanlarýnda gecelerini gündüzlerine katýp gemilerin emniyet içerisinde geçiþlerini saðlayan gemilerin limanlara güven içerisinde yanaþýp kalkmasýný temin eden bu boðazlarýn ve limanlarýmýzýn koruyucu meleklerine yaþamlarý boyunca baþarýlar dilerim. Bu uðurda hayatýný kaybeden, geçmiþte kýlavuz kaptanlýk yapan bu aramýzda olmayan tüm kýlavuz kaptanlarý da rahmet ve minnetle anýyorum

Etiketler :
Kýlavuz Kaptan, Tarihçe,
HABER ÝLE ÝLGÝLÝ

3 Adet yorum yapýldý.

Klavuz Kaptanlar
07/03/2012, 01:00,
Osman Yýldýz;
Çok güzel olmuþ elinize saðlýk bu tür eserlerin ve geçmiþte ki olanaksýzlýðýn içinde bu görevleri layýkýyla yapmýþ olan deðerli klavuz kaptanlarý bulabileceðimiz, bilgilere ulaþabileceðimiz bir site ya da bilgi bankasý oluþturulsa çok güzel olur diye düþünüyorum .Teþekkür ediyorum...
Kýlavuz kaptanlýk tarihi
25/02/2012, 16:48,
veysel daldaban ;
Sayýn Ali Bozoðlu bey,güzel çalýþmanýz için teþekkür ediyor ve saygýlar sunuyorum.
Sayýn Ali Bozoðlu'na teþekkürler...
24/02/2012, 22:04,
Cahit Ýstikbal;
Sayýn Ali Bozoðlu'na arþiv niteliðindeki bu deðerli bilgileri bizimle paylaþtýðýndan dolayý teþekkür ediyorum. Kýlavuzluk üzerinde uzun yýllardýr araþtýrma yapýlmayan bir konu iken, ilk kez 2004 yýlýnda düzenlediðimiz IMPA Istanbul Kongresi münsabetiyle çýkarttýðýmýz Türkiye'de Kýlavuz Kaptanlýðýn Tarihi adlý kitap ile bu alanda Cumhuriyet dönemindeki ilk adým atýlmýþtýr. Daha sonra bu alanda çeþitli araþtýrmalar yapýlmýþtýr. Sevgili Bozoðlu'nun yazýlarý da bu anlamda önemli tarihi bilgileri bizlere sunmuþtur. Teþekkür eder bu çalýþmalarýn devamýný dilerim. Þüphesiz kýlavuzluk tarihimizle ilgili henüz aydýnlatýlmamýþ çok fazla tarihin karanlýk odalarýnda kaybolmuþ bilgiler bulunmaktadýr. Örneðin bu hizmet Osmanlý'da çaðlar boyunca nasýl verildi? Pratiði nasýl yapýldý? Bu konularda fazla bilgi sahibi deðiliz. Arþivlerde bilgi var mý, onu da bilmiyoruz. Bu alanlarda daha fazla araþtýrmaya ihtiyacýmýz bulunduðunu düþünüyorum. Tekrar teþekkür ediyorum.
YAZARIN DÝÐER YAZILARI
25/03/2009, 01:11
Yorum: 1
03/12/2008, 00:59
Yorum: 3
05/05/2008, 21:39
Yorum: 0
01/02/2008, 00:16
Yorum: 9
YAZARLAR
EN ÇOK YORUMLANANLAR
ARÞÝV
ANKET
Lojistik Sektörü Yeterince Biliniyor Mu?
  • Evet
  • Hay?r
  • Fikrim Yok!

Site Haritasݱ RSS Beslemeleri