Reklam
Reklam
FATİH YILMAZ

FATİH YILMAZ


Denizcilik STK Toplantıları: Stratejik Denizcilik

04 Ocak 2015 - 01:04

08 Aralık 2014 tarihinde Hürriyet Gazetesi’nin web sitesine bakanlar, sitenin “Konuk Yazar” kısmında klasik bakan imajının ötesinde bir köşe yazarı olarak Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi ELVAN’ı görünce şaşırdılar.

Evet, o gün “Uluslararası bir meslek: Denizcilik” başlıklı makalesi ile Sayın Elvan, Hürriyet Gazetesi'nde konuk yazardı. (Bkz. http://www.hurriyet.com.tr/egitim/27719941.asp)

Sayın Elvan’ın kendine özgü bu tarzı, mesleki ve sektörel alanda sosyal medya araçlarını kullanmanın kötü bir şey olmadığını, aksine sektör-bürokrasi arasındaki iletişimi güçlendirdiğini, donuk ve içe kapanık değil, daha dışa dönük, daha şeffaf ve sosyal medya üzerinden iletişim kurma konusunda daha fazla özgüvene sahip bir bürokrasi anlayışının önemini vurgulayan ilginç bir atraksiyon olarak tarihte yerini aldı.

***

Son 2 ay içerisinde, denizcilikle ilgili Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ile bir araya gelmek ve sorunlarını dinlemek amacıyla, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından çok sayıda STK’nın katıldığı 3 ayrı toplantı organize edildi. Bizler de denizcilik basınından bu toplantıları takip ettik.

Birinci toplantıya Yalova Merkez Su Ürünleri Kooperatifi, ikinci toplantıya İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO), üçüncü toplantıya ise Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği Derneği (GİSBİR) ev sahipliği yaptı ve hepsine Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi ELVAN bizzat katılarak, denizcilik camiasına verdiği önemi gösterdi.

Bu toplantılarda; kooperatifler, kıyısal taşımacılık kuruluşları, su ürünleri ve balıkçılık birlikleri, meslek odaları ve dernekleri, işçi ve işveren sendikaları, gemi-yat inşa, söküm ve yan sanayi, deniz turizm işletmecileri ve yat imalatçıları birlikleri, amatör denizciler ve yelken sporları federasyonu, öğrenci ve öğretim kurumları dernekleri, acente ve brokerlik dernekleri gibi denizcilikle ilgili Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) temsilcileri ve çok geniş bir yelpazede denizcilik sektörünün hemen hemen tüm aktörler dinlendi ve dile getirilen sorunlar Bakanlık tarafından tek tek not edildi. 

(Bkz. http://www.sondakika.com/haber/haber-bakan-lutfu-elvan-denizcilikte-faaliyet-gosteren-6807678/)

Özellikle  GİSBİR’de yapılan üçüncü toplantıda, aynı zamanda ev sahibi olan GİSBİR tarafından gemi inşa sektörü ile ilgili acil çözüm bekleyen sorunlar özetle şu başlıklar altında dile getirildi:

- Tersanelerin revizyon imar planı ile ilgili sorunlar,

- Tekne imal ve çekek yerleri ve ecri misil ödemeleri konusunda yaşanan sorunlar,

- Veri tabanı protokolünün etkin uygulanması,

- Tersaneler tekne imal ve çekek yeri imar yönetmelik taslağı ile ilgili GİSBİR’in görüşlerinin dikkate alınması,

- Kıyı şeridi 50 metrenin altında kalan tersanelerin yat tekne imal ve çekek yeri olarak tanımlanmasından kaynaklanan sorunlar ve müktesep  haklarının korunması.

Tabii ki bunlar, gemi inşa sektörünün tüm sorunları değil, sadece GİSBİR’in dile getirdiği ve öncelikli olarak çözüm bekleyenler. Çünkü sadece GİSBİR’deki toplantıda 80 sorun dile getirildiği ifade ediliyor.

GİSBİR tarafından dile getirilen klasikleşen bu sorunlar, ciddi ama çözülmesi öyle çokta zor olmayan ve endüstriyel mühendislik yönetim bilimine göre "sorunların bizzat çözmesi gerekenler tarafından zamanla benimsenip daha iyisi yapılamaz mantığının yerleşmesi" anlamına gelen "işletme körlüğü"nden kurtularak, daha dinamik ve yenilikçi bir anlayış ile çok daha hızlı ve basitçe çözüme kavuşturulabilecek konular aslında.

***

İMEAK DTO ev sahipliğinde düzenlenen ikinci toplantı ise bir “denizcilik çalıştayı” şeklinde yapıldı.

Basından takip edebildiğimiz kadarıyla, o çalıştayda Sayın Lütfi Elvan: “denizciliğin milli gelireödemeler dengesinebütçeye olan etkilerinin çok iyi değerlendirilip ölçülmesi gerektiği, elde edilen çıktıları bakanlık olarak ekonomi yönetimi ile paylaşılacağı, Türkiye'nin 3 tarafının denizle çevrili olduğu, denizciliğin stratejik bir sektör olduğu ve bu sektörün stratejik bir yaklaşımla ele alınması gerektiği” gibi çok önemli açıklamalar yaptı.

Her üç toplantıya da bizzat katılan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi Elvan’ın, “milli gelir”“ödemeler dengesi”“bütçeye olan katkılar”“istihdama katkılar” gibi reel kalkınma kavramlarını kullanması, sektörel performansın sanal indikatörlerle değil reel kalkınma kavramları ile ölçülerek değerlendirilmesi gerektiği gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Çünkü geçmişte sipariş defteri vs. gibi sanal kavramlarla yapılan sektörel değerlendirmelerin, küresel ekonomik ve ticari gelişmelerin etkilerine son derece açık bir sektör olan denizcilik sektörü için aslında ne kadar riskli, yanıltıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğu, kriz sürecinde daha net anlaşılmış durumda.

Dolayısıyla, Sayın Lütfi Elvan yönetimindeki denizcilik ve gemi inşa sektörünün performansının, sanal kavramlarla değil, ülkenin makro ekonomik göstergelerine endeksli olarak ölçüleceği ve ülke ekonomisine katkısı ölçüsünde "stratejik" değer kazanacağını tahmin etmek de zor değil.

Bu noktada, GİSBİR'in gemi inşa sektörünün ülke ekonomisine katkısını ölçerek net bir şekilde ortaya koyabilmek amacıyla hassasiyetle üzerinde durduğu "veri tabanı" konusu bu bakımdan önemli.

Benzer şekilde, İMEAK DTO'nun da, kendi bünyesindeki 47 meslek grubunun ülke ekonomisine katkısını somut, sağlıklı ve şeffaf verilerle ortaya koyacak bir calışma yapmasında büyük fayda var. 

Çünkü artık "3 tarafı denizlerle çevrili ülkemiz" veya "ticaretin % 90'i denizyolu ile yapılıyor" gibi klasikleşen söylemler, denizciliğin "stratejik sektör" olarak kabul edilmesi için yeterli olmuyor; “milli gelire katkı”“ödemeler dengesine katkı”“bütçeye olan katkılar”“istihdama katkılar” gibi reel kalkınma kavramları ile denizciliğin ülke ekonomisine sağladığı toplam katkı ve dünya denizciliğinden ülke olarak aldığımız pay gibi somut, sağlıklı ve şeffaf verilerle desteklenmesi gerekiyor.

Bunlar, aynı zamanda denizcilik sektörüne yönelik teşviklere açılan kapının da yeni sihirli anahtarları gibi gözüküyor.

***

Yine basından takip ettigimiz kadarıyla, GİSBİR'deki toplantıda, Gemi motoru üretimi için TÜLOMSAŞ'ın üretime kısmen başladığını ifade eden Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Sayın Lütfi ELVAN, "Bunu daha da geliştirmemiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Böylece, 2009 yılından beri, gerek denizcilik basınında, gerek Gemi Mühendisleri Odası (GMO) Gemi ve Deniz Teknolojisi Dergisi'nde ve gerekse "Denizcilik ve Gemi İnşa Sektörü" adlı kitabımızda yayımladığımız makalelerimiz ile gündeme getirdiğimiz, çalışmalarımız ve detaylarını açıkladığımız TÜLOMSAŞ Gemi Motoru Üretim Projemiz, Bakanlık düzeyinde himaye altına alınmış oldu. 

Aynı toplantıda, STK temsilcileri tarafından dile getirilen "Pendik Motor Fabrikası'nın açılması gerektiği" hususu da Bakanlık yetkilileri tarafından not edildi.

Bu bakımdan, özellikle Türk gemi sanayii, iktisadi açıdan cari açığı körükleyen, istihdam kayıplarına neden olan ve stratejik açıdan da çeşitli mahsurları olan "gemi teçhizatı ithalatı"nı azaltmaya yönelik "yerli gemi motoru üretimi" çalışmalarına önem verdigini GİSBİR'deki toplantıda beyan etmesinden dolayı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na şükran borçlu.

Bu bağlamda, özellikle GİSBİR ve İMEAK DTO'nun da, gerek STK temsilcilerinin "Pendik Motor Fabrikası'nın açılması" talebini ve gerekse Bakanlığın ortaya koyduğu "Gemi motoru üretimini daha da geliştirmemiz lazım" iradesini dikkate alarak, denizciliğin Türkiye'nin stratejik sektörlerinden biri haline gelmesinde büyük etkisi olacak olan "yerli gemi motoru üretimi" konusunu, daha fazla ciddiye alarak yürütülen çalışmalara özel sektör olarak daha fazla katkı sağlayacakları (sağlamaları gerektiği) kanaatindeyim.

***

2015 yılında denizciliğimizin ve gemi sanayiimizin daha müreffeh ve bereketli günler görmesi temennisiyle...

Bu yazı 2018defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
denizhaber.com