Reklam
Reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kanal İstanbul açıklaması

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul projesinin Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılmasını arzu ettiğini söyleyerek, “Benim gönlümün arzu ettiği Yap-İşlet-Devret sistemiyle bunu yapmaktır. Bulamadığımız takdirde milli bütçeden bunu yaparız. İstanbul Boğazı'nın sıkıntılar yaşadığını bizler geçmişten bu yana biliyoruz. Montrö’yle bağlantılıymış, engelleyemezmişiz? Benim Asya ve Avrupa yakamı tehdit eden konuda biz gereği neyse bunu yaparız” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kanal İstanbul açıklaması
06 Ocak 2020 - 10:31

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul projesinin Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılmasını arzu ettiğini söyleyerek, “Benim gönlümün arzu ettiği Yap-İşlet-Devret sistemiyle bunu yapmaktır. Bulamadığımız takdirde milli bütçeden bunu yaparız. İstanbul Boğazı'nın sıkıntılar yaşadığını bizler geçmişten bu yana biliyoruz. Montrö’yle bağlantılıymış, engelleyemezmişiz? Benim Asya ve Avrupa yakamı tehdit eden konuda biz gereği neyse bunu yaparız” dedi.

“Kanal İstanbul’u Yap-İşlet-Devret modeliyle yapmak, gönlüm bunu arzu ediyor”

Kanal İstanbul projesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu işin planlaması yapılmıştır. Projelendirme çalışmaları yapılmıştır. İşin finans noktasında burada biz Yap-İşlet-Devret ile yapabiliriz. İki milli bütçeyle yaparız. Benim gönlümün arzu ettiği yap-işlet-devret sistemiyle bunu yapmaktır. Kasamızdan bir kuruş para çıkmaz, bunu yüklenen firmalar kendileri yaparlar. Gönlüm bunu arzu ediyor, milli bütçeden çıkmasın. Bulamadığımız takdirde milli bütçeden bunu yaparız. Türk müteahhitleri bu işe girer mi girmez mi? İstanbul Havalimanı'na nasıl girdiyse ben inanıyorum, buna da girerler. Buradaki asıl sıkıntı şu; yolda gelirken bana bir mesaj atıldı, birinci köprünün yapımında o zaman maalesef, bir gazetede 50 yıl önce diyor ki, ‘Birinci köprünün yapımı İstanbul’un felaketidir’ diyor. Aynı zihniyet bunu iki de ve üçte de yaptı. Marmaray’da bizim bitirmemizi geciktiren bir sebep mimar ve mühendisler odası oldu. Hiçbir hayırlı işin teşvikçisi olmamış karşısında dikilmiştir. Külliye’yle ilgili hala CHP bununla uğraşıyor. Birçok şeyleri yapmaya devam ediyoruz. Bir ay içerisinde Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesinin açılışını yapacağız. Oradaki ruh güzelliği, açıcılığını ve teşvikini gördüğünüzde hayran olacaksınız. 5 milyon cilt kitap bulunacak. Bende şu anda kitap vereceğim diyen büyüklerimiz, kitaplarını alınca kayda alıp raflara yerleştiriliyor. Türkiye’nin en büyüğü olacak. İstanbul’da Rami Kışlası'nı da yapacağız. Bunlarla bir ülkenin kültürel noktada ayağa kalkacaksa, bunlarla ayağa kalkacak. AKM hızlı devam ediyor, Ankara AKM var o da hızla devam ediyor. Özellikle bu kesim maalesef insanlara yanlış bilgilendirmelere yaparak millet ile devleti yönetenleri karşı karşıya getirmeye çalışıyor. Bırakın bunu bir dayanışma içine girip milletimizle el ele, omuz omuza verelim. Biz niye yaptığımızı açık açık anlatıyoruz” dedi.

“Benim Asya ve Avrupa yakamı tehdit eden konuda biz gereği neyse bunu yaparız”

Müteahhit firmaların projeler gönderdiğini söyleyerek konuşmasını sürdüren Cumhurbaşkanı Erdoğan, ”Bu ana kadar birçok müteahhit firma bize proje gönderdiler. Dikey ve yatay mimariyle ilgili projeler yapılacak. Burada ağırlıklı yatay olacak. Bizim derdimiz, önümüzde boğazımız var. İstanbul Boğazı'nın sıkıntılar yaşadığını bizler geçmişten bu yana bizler biliyoruz. Bizler bu sıkıntıları yaşamayalım diyoruz. Niçin bizim boğazımızdan neden devasa petrol gemileri geçsin. Montrö’yle bağlantılıymış, engelleyemezmişiz. Benim Asya ve Avrupa yakamı tehdit eden konuda biz gereği neyse bunu yaparız. Biz Roman tankeriyle facia yaşadık. Biz bunlara engel olmazsak yarın daha büyük facianın bizim karşımıza gelmeyeceğini kim söyleyebilir. Kanal İstanbul’da böyle bir sıkıntı söz konusu olmayacağı gibi. Asya ve Avrupa’yı biz çevrecilik ve şehircilik olarak tasarlayacağız. 1979, 1991-1994-2019 yılında tanker kazaları yaşandı. Boğaz farklılık arz ediyor. şimdi bu yeni inşa edeceğimiz yerde bütün olumsuzluklara karşı tedbir alıyoruz. Derinlik yatay v şeklinde 45 kilometre uzunluk var. Burada 500 bin kişinin iskan edileceği imkan diyorlar. Bir de özellikle deprem gibi olaylarla çektiğimiz sıkıntılar nedeniyle buraları rezerv alanı olarak bu imkanı getirelim dendi. Seyir emniyetini sağlayacak, boğazdaki trafik yükü azaltılacak. Boğazdan hafif kuru yük gemileri geçecek, boğazın tarihi doku korunacak güvenlik sağlanacak. 10 binin üzerinde yeni istihdam sağlanacak, uluslararası suyolu ve yeni bir kent oluşturulacak. Montrö sadece boğazı bağlar, Montrö bir tarihtir. Kanal İstanbul bizim inşa ettiğimiz bir projedir. Montrö kapsamında değildir. Savaş gemilerine de bir çözüm buluruz” ifadelerini kullandı.

“Bunlar şecaat arz ederken, sirkatini söylüyorlar”

Kanal İstanbul’la projelerinde bütün çalışmaların yapıldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilim adamlarıyla benim başbakanlık dönemimde çalışma yaptık. Burada 7 üniversite var. Çalışmalar yapılıp, Bakanlığımıza verildi. Onlarda bu bilimsel çalışmalar sonucunda projeler oluştu. A’dan Z’ye 33 bilim dalında bütün çalışmalar yapıldı. Bunlar ortada bir şey yokmuş gibi hareket ederek, bir çalışma yapılmamış gibi. Bu konuyu, böyle yok farz etmenin gayreti içerisine giriyorlar. Çevresel ölçümde 97 noktada yapılmış. 15 noktada gürültü ve titreşim yapılmış. Bin 700 metre sondaj, karada, denizde ve gölde yapılmış. Bu adamlar atıldı. Bunlar şecaat arz ederken, sirkatini söylüyorlar. Biz sadece 17 yıldır sadece İstanbul’u değil, Türkiye’yi yönettik. Haliç’te de benzer şeyleri yaptılar. Bize dediler ki burayı hafriyatla dolduralım dediler. Haliç altın boynuz, burayı hafriyatla dolduracaksın. Sağ olsun bir firma o özel bir çalışma yaptı. Haliç’teki bütün çamuru 9,5 kilometre mesafedeki Alibeyköy’e taşıyarak taş ocağını doldurdu. Orada eğlence merkezi meydana geldi. Çıkan suyu tekrar Haliç’e geri gönderdi. Balık falan kalmamıştı, şimdi Haliç’te balık avlanıyor” dedi.

Bu haber 181 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

denizhaber.com