Reklam
Reklam

'Lojistik Master Planı'yla bölgenin lojistik üssü olacağız

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan, ‘Lojistik Master Planı’nın tanıtım programında, "Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgede bir lojistik üs olmasını hedefliyoruz" dedi.

'Lojistik Master Planı'yla bölgenin lojistik üssü olacağız
26 Aralık 2019 - 09:46

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan tarafından ‘Lojistik Master Planı’nın tanıtımı The Ankara Otel’de gerçekleştirildi. Bakanlık tarafından Türkiye’nin bölgesel lojistik üssü olması ve 2053’teki 1 trilyon dolarlık ihracat hedefine ulaşılması için önümüzdeki 30 yıllık süreçte lojistik alanında hayata geçirilecek proje, yatırım ve düzenlemelere dair öncelikleri içeren Türkiye Lojistik Master Planı’nın kapsamı ve detayları kamuoyu ile paylaşıldı.

Bakan Turhan, “Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede bir lojistik üs olmasını hedefliyoruz. Bu büyük hedefe ulaşabilmek için öncelikli olarak neler yapmamız gerektiğine odaklandık. Bunları belirlerken bütünsel bakış açısı ile farklı paydaşların görüşlerini ve saha verilerini bir araya getirdik. Gelişim alanlarını tespit ettik. Dünyadaki iyi uygulama örneklerini inceledik. Dünya ticaretindeki fırsat alanlarını belirledik. Bize bu hedefe giderken rekabet avantajı sağlayacak kısa, orta ve uzun vadeli kritik yatırım unsurlarını ortaya koyduk. Bu çalışmaların ardından Türkiye'nin bölgesel lojistik üssü olabilmesi hedefine ulaşmamızı hızlandıracak ve lojistik alanında daha verimli hale gelmemizi sağlayacak yol haritasını belirledik” ifadelerini kullandı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı M. Cahit Turhan tarafından ‘Lojistik Master Planı’nın tanıtımı The Ankara Otel’de gerçekleştirildi. Bakanlık tarafından Türkiye’nin bölgesel lojistik üssü olması ve 2053’teki 1 trilyon dolarlık ihracat hedefine ulaşılması için önümüzdeki 30 yıllık süreçte lojistik alanında hayata geçirilecek proje, yatırım ve düzenlemelere dair öncelikleri içeren Türkiye Lojistik Master Planı’nın kapsamı ve detayları kamuoyu ile paylaşıldı. Bakan Turhan, “Türkiye’nin içinde bulunduğu bölgede bir lojistik üs olmasını hedefliyoruz. Bu büyük hedefe ulaşabilmek için öncelikli olarak neler yapmamız gerektiğine odaklandık. Bunları belirlerken bütünsel bakış açısı ile farklı paydaşların görüşlerini ve saha verilerini bir araya getirdik. Gelişim alanlarını tespit ettik. Dünyadaki iyi uygulama örneklerini inceledik. Dünya ticaretindeki fırsat alanlarını belirledik. Bize bu hedefe giderken rekabet avantajı sağlayacak kısa, orta ve uzun vadeli kritik yatırım unsurlarını ortaya koyduk. Bu çalışmaların ardından Türkiye'nin bölgesel lojistik üssü olabilmesi hedefine ulaşmamızı hızlandıracak ve lojistik alanında daha verimli hale gelmemizi sağlayacak yol haritasını belirledik” ifadelerini kullandı.

Turhan, transit ticaret konusunda da, dünyada ticaretin rotalarının yeniden çizildiğini aktardı. Çin Halk Cumhuriyeti’nin önderliğinde başlatılan “Bir Kuşak Bir Yol” çalışması hakkında bilgi veren Turhan, “Çin’in başlattığı, Türkiye dahil 65 ülkeyi içine alan ve toplamda 1 trilyon dolar yatırım yapılacak olan ‘Bir Kuşak Bir Yol’, uluslararası adıyla OBOR projesi. Bu ve benzeri yeni ticaret güzergahlarında transit yükün Türkiye üzerinden geçmesini sağlamak için hangi alanlara yatırım yapmamız, hangi düzenlemeleri hayata geçirmemiz ve ne tür anlaşmalara imza atmamız gerektiğini belirledik. Bir diğer öncelik ise verimlilik. Hem Türkiye’ye ihracat konusunda rekabet avantajı sağlamak hem de vatandaşlarımıza iç piyasada daha uygun fiyatlı ürünlerin sunulması için dış ticarette ve yurt içinde lojistik maliyetlerini mümkün olduğunca düşürmek zorundayız. Bunun için verimlilik kayıplarının nerelerde olduğunu analiz ettik ve hızlı sonuç alabileceğimiz yatırımları önceliklendirdik” diye konuştu.

'Rekabet gücümüzü arttıracağız'

Türkiye Lojistik Master Planı’nın uygulanmasıyla Bakanlığın hedeflerinden bahseden Turhan, “Hedeflediğimiz kazanımları 2023, 2035 ve 2053 yılları bazında ele aldık. Buna göre elde edeceğimiz maddi kazanımları şöyle sıralayabiliriz; ihracat odaklı bir lojistik altyapısı. Uzun vadede yaklaşık 1 trilyon dolar ihracatı destekleyecek altyapıyı kuruyoruz. Transit geliri; özellikle İpek Yolu olmak üzere tüm koridorlardaki yük talebinin Türkiye üzerinden geçmesini amaçlıyoruz. Transit koridorların ülkemiz üzerinden geçmesi sayesinde üreticilerimizin ihracatı artırıcı avantajlar elde etmesini sağlayacağız. Ulaşımda kayıpların azaltılması; lojistik altyapı sayesinde üretim ve tüketimde lojistik maliyetlerin minimize edilmesini sağlayacağız, rekabet gücümüzü artıracağız” şeklinde konuştu.

'Uzak Doğu ile ticaretimizin 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz'

Çin’in Avrupa’ya mevcut ihracatının 400 milyar doların üzerinde olduğunu söyleyen Turhan, “Biz de Türkiye olarak 2034 yılında Uzak Doğu ile olan ticaretimizin 100 milyar doları aşmasını hedefliyoruz. Türkiye olarak jeopolitik gücümüz ve konumumuzla, bölgedeki alternatif rotalara kıyasla güçlü ekonomimiz ve altyapımızla oluşacak transit ticaret pazarının ana oyuncularından biri olmayı hedefliyoruz. Doğu-Batı koridorunun yanında Türkiye, coğrafi konumundan dolayı kuzey-güney koridoru için de önemli bir oyuncu. Özellikle Rusya ve Ukrayna’dan Afrika yönündeki ve dönüş istikametindeki yük hareketlerinin Türkiye üzerinden geçmesini hedefliyoruz. 2034 itibarıyla Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile olan ticaretinin 60 milyar dolar, Rusya ve Ukrayna ile ise 80 milyar dolar seviyelerinde olması öngörülüyor. Rusya’nın Afrika planları ise oldukça agresif. Mevcutta 20 milyar dolar olan ticaretini 5 yıl içinde 40 milyar dolara çıkarması bekleniyor. Halihazırda Çin’den Avrupa’ya Rusya üzerindeki koridordan karşılıklı yıllık 7 milyon ton yük taşınıyor. Uzun vadede doğu-batı ve kuzey-güney koridorlarından ülkemiz üzerinden demiryolu ile taşınan transit yükü 20 milyon tona çıkarmayı hedefliyoruz ve bu kapasiteyi karşılayacak altyapıya sahip olacağız” diye konuştu.

Turhan, 2023'e kadar yapılacak yatırımlardan bahsetti

Türkiye Lojistik Master Planı’nda öngörülen yatırımlar arasında önceliği demiryolu ulaşımının aldığını belirten Turhan, “2023 dönemine kadar yapacağımız yatırımlar, 11. Kalkınma Planı ile de uyum içerisindedir. Ankara-Sivas demiryolu, Ankara-İzmir demiryolu, Gaziantep-Mersin demiryolu, Eskişehir-Antalya demiryolu, Bandırma-Bursa-Yenişehir-Osmaneli demiryolu, Halkalı- Kapıkule yeni demiryolu, Konya-Karaman-Yenice demiryolu, Gebze-İstanbul Havalimanı-Halkalı güzergahında üçüncü Boğaz Köprüsü (Yavuz Sultan Selim Köprüsü) demiryolu, Sivas-Kars demiryolu ve Kars değişim istasyonu, hava kargo operasyon merkezi, Karadeniz’in çıkış kapısı Filyos Limanı, Doğu Akdeniz’deki limanlarda kapasite iyileştirmeleri, lojistik merkezler, elektrifikasyon, sinyalizasyon ve kapasite iyileştirmeleri, Organize Sanayi Bölgeleri, limanlar ve kritik tesislere iltisak hatları yapmayı planladık” dedi.

'Türkiye'nin önünde oldukça önemli ekonomik fırsatlar var'

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, projede sarf ettiği özveri dolayısıyla Ulaştırma Bakanı Turhan’a teşekkürlerini iletti. Varank, AK Parti yönetiminde Türkiye’nin ulaştırma alanında çok fazla mesafe katettiğini belirterek, “Ulaştırma alanında 17 senede katettiğimiz mesafe pek çok ülkeye örnek olacak nitelikte. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin ulaşım altyapısı çağ atladı ve bu sayede stratejik konumumuz daha da güçlendi. Tabii bu durum sanayinin gelişmesi, ticaretin ve yatırımların canlanması kanalıyla da büyümeye ve istihdama önemli katkılar sağladı. Biliyorsunuz ulaştırma ve lojistik alanında atılan her yeni adım, rekabet gücümüzü doğrudan etkiliyor. Üretimde hammaddeyi merkeze, ürünü de pazara en kısa sürede, en düşük maliyette gönderebiliyorsanız tüm rakiplerinizi geride bırakıyorsunuz. Dolayısıyla sanayi bölgelerinde, lojistik alanların ve ulaşım modlarının birlikte düşünülmesi ve çeşitlendirilmesi son derece mühim. Hatta bu konuda planlamalar yapılırken, sadece bugünün ticari ilişkileri değil, gelecek potansiyeli olan pazarların da dikkate alınmasında büyük fayda var. İşte biz de buradan hareketle 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejimizde sanayi bölgelerimizin lojistik ihtiyaçlarının giderilmesine öncelik verdik. Bu kapsamda faaliyette bulunan tüm Organize Sanayi Bölgeleri ve Endüstri Bölgelerinden yük bilgilerini topladık. Bu yüklerin ilişkili olduğu pazarlar ve sanayi bölgelerinin ihtiyaçlarını çalışmamıza dahil ettik. Ayrıca tüm sanayi bölgelerimizin konvansiyonel demiryolu hatlarına mesafelerini haritalandırdık. Derlediğimiz bu bilgilerin tamamını Lojistik Master Planı'na girdi oluşturmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımızla paylaştık” şeklinde konuştu.

Küresel ekonominin merkezinin batıdan doğuya doğru kaydığını ifade eden Varank, Çin Halk Cumhuriyeti’nin öncülük ettiği ‘Kuşak Yol’ projesinden de bahsetti. Varank, “Türkiye’nin önünde oldukça önemli ekonomik fırsatlar var. Bu manada Çin’in öncülük ettiği Kuşak ve Yol girişimini son derece değerli buluyorum. Kuşak Yol, geçtiği ülkelere, lojistik ve altyapı olanakları sunarak yerel ekonomilerin kalkınmasında potansiyeli harekete geçiriyor. Böylece yeni pazarlara, yeni iş yapma biçimlerine ve ekonomide yeni bir dinamizme kapı aralanıyor. Bu noktada Türkiye’nin mevcut üstünlüklerini kullanarak, gelişen pazarlarda öncü roller üstlenmesi lazım. Üretimde gösterdiğimiz esneklikle diğer ülkelerden avantajlıyız. Mühendislik kabiliyetlerimizle niş alanlarda çözümler üretebiliyoruz. Teknoloji tabanlı yeni girişimlerde ciddi bir potansiyele sahibiz. Dolayısıyla Kuşak Yol girişimindeki tüm paydaşlarla müthiş bir işbirliği fırsatı bulunuyor. Avrupa, ön Asya ve Afrika pazarlarının üretim ve teknoloji üssü olmamızın önünde hiçbir engel yok. İşte lojistik alanında atacağımız her adım, bizi bunun gibi hedeflere çok daha hızlı ulaştıracak, bundan emin olabilirsiniz” dedi.

'Ülkemizin eşsiz coğrafi konumu lojistik açısından ciddi bir avantaj sağlamaktadır'

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ise, Türkiye için bir atılım olarak görülen ‘Lojistik Master Planı’nın tanıtım toplantısında olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, projenin Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi. Pekcan, “Lojistik malın üreticiden tüketiciye en hızlı şekilde ulaştırılması sırasında geçirilen tüm süreçleri içermektedir. Sanayi 4.0, yapay zeka teknolojileri, dijitalleşme trendleri lojistik sektörünü hızla etkilemeye devam etmektedir. Yakın gelecekte çok daha iyi gelişmeler görülmesi beklenmektedir. Bu kapsamda lojistik sektöründe yaşanan gelişmelerin ülkemiz dış ticaret ve kalkınma politikalarındaki ağırlığı her geçen gün artmaktadır. Tüm dünyada korumacılığın artmaya başladığı günümüz şartlarında, güçlü lojistik kabiliyetleri olan ülkelerin maliyet ve rekabet avantajları büyük rol oynamaktadır. Ülkemizin sürdürülebilir ihracat büyümesini yakalaması, ihraç ürünlerimizin rekabet gücünün arttırılması için lojistik sektörünün alt yapısının güçlendirilmesi çok önemlidir. Bu kapsamda ülkemizin lojistik alanında yol haritası olacak olan ‘Lojistik Master Planı'na çok önem veriyor, Ağustos ayında açıkladığımız ihracat master planımızla, ihracat ana planımızı destekleyen ve tamamlayıcı bir unsur olarak görüyoruz.

Ülkemizin eşsiz coğrafi konumu lojistik açısından ciddi bir avantaj sağlamaktadır. Türkiye, taşımacılık sektöründe yaklaşık 18 milyar dolar cirosuyla dünyada ilk 20 ülke arasında yer almaktadır. Hükümetimiz tarafından yapılan bütün alt yapı yatırımları, firmamızın mevcut imkanları etkin kullanma becerisi sayesinde bu rakamların çok daha ileri seviyelere ulaşmasını bekliyoruz. 2018 yılı itibariyle Dünya Bankası Lojistik Performans Endeksinde Türkiye 47’nci sırada yer almaktadır. Hedefimiz muhakkak ön sıralarda yer almak. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı olarak, lojistik performans endeksinin bileşenlerinden olan bakanlığımızın ana görev alanına giren gümrük ve sınır yönetimi konusunda çok önemli adımlar atıyoruz. Bir yandan sınır kapılarımızı modernize ederken bir yandan da gümrüklerimizin en iyi şekilde hizmet sunabilmesi için yeni projeler geliştiriyor ve teknolojik yatırımlar yapıyoruz. ‘Barış Öncesi Gümrükleme Projesi’, ‘İhracatta Dijital Gümrük Projesi’, ‘İhracat Refakat Belgesi’, ‘Liman Tek Pencere’, ‘İhracatta Yerinde Gümrükleme’ gibi uygulamalarımızla lojistik işlemlerde verimliliği arttırarak zaman ve maliyet unsurundan tasarruf sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu projelere yenilerini ekleyerek gümrük işlemlerini çok daha hızlı ve etkin hale getirmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

'Lojistik Master Planı’nın ülkemizin temel ihtiyaçlarına cevap vereceğine inancımız tam'

‘Lojistik Master Planı’nın Türkiye’nin lojistik alanında tüm ihtiyaçlarını karşılayacağını söyleyen Pekcan, Ticaret Bakanlığının lojistik merkezler konusuna da ayrı bir önem gösterdiğini vurguladı. Projenin Türkiye’nin mevcut lojistik alanına gerçekçi bir yaklaşımla yaklaştığını ifade eden Pekcan, “Dış ticaretin taşıma modlarına göre dağılımı incelendiğinde dış ticaretimizin çok büyük kısmını deniz yoluyla yapıldığı görülüyor. Deniz yolunu sırasıyla karayolu ve hava yolunun izlediğini görüyoruz. Maalesef demiryolu dış ticaretimizde yüzde 1’lik pay ile çok düşük seviyelerde yer almaktadır. Dış ticaretimiz bölgesel olarak incelendiğinde karayoluna çok fazlaca bağlı olduğumuz görülmektedir. Bu görünüm lojistik alanında yapılacak adımlarla daha dengeli bir yapıya kavuşturulması, demiryolu taşımacılığımızın dış ticaret payının artırılması ve yurt içi taşıma maliyetlerinin düşürülmesi son derece önem taşımaktadır. Lojistik Master Planı kapsamındaki lojistik merkezler konusuna bakanlığımız özel önem vermektedir. Ülkemiz lojistik sektörünün mevcut durumunu ortaya koyarak, geleceğe dönük somut hedefler sunan ‘Lojistik Master Planı’nın ülkemizin temel ihtiyaçlarına cevap vereceğine inancımız tam” ifadelerini kullandı.

Tanıtım toplantısının sonunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Turhan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank ve Ticaret Bakanı Pekcan toplu fotoğraf çekildi.

ulasturma1-001.jpgulastirma2.jpgulastirma3-001.jpgulastirma4.jpgulastirma5.jpg

Bu haber 175 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum

denizhaber.com