Dünya Nereye Koşuyor?
Reklam
Reklam
Reklam
R. HAKAN ŞEN

R. HAKAN ŞEN

Dünya Nereye Koşuyor?

26 Ocak 2016 - 23:53

Bilindiği üzere 2008 yılında ABD'de patlak veren finansal kriz dalga dalga bütün bir dünyaya yayıldı ve aradan geçen yedi yıla rağmen hala etkileri devam etmekte.Gün olmuyorki bu krize katkı yapan yeni bir haber gelmesin!

ABD anlayış bakımından kendisi için tabu olan ekonomiye devlet müdahelesi eylemleri uygulamakta ilk etapta karar alarak uygulamakta zorlansa da daha sonra hızla devlet müdahelesi eylemleri peşi sıra uygulayarak krizin daha da derinleşmesini önlemişti.

Hatırlatmak gerekirse birçok banka,otomotiv sanayi, sigorta ve ev ipotek banka şirketlerinin hisselerini alıp karşılığında para enjeksiyonu yapmıştı.

Gelinen noktada ABD hazinesi bu şirketlerin bazılarından hisse satışı yaparak çıktığında kar bile yaptı.Bu şirketler şu anda krizde batma noktasından şu anda çok daha sağlıklı bir yapıya bu sayede kavuşmuşlardır.(bizde 2001 yılında yaşanan krizin nedeni o dönem yetkililerinin hiçbir şey yapmaması işin boyutunu bu kadar büyütmüştü gecelik dört haneli faiz rakamlarını hatırlarsınız)

Aralık ayında FED' in yaptığı faiz artışı ABD ekonomisinin büyüme trendine girdiğinin bir göstergesi.

Ancak ABD dünyada tek başına değil AB ve uzakdoğu ülkelerinin ekonomik durumu da ABD'ni etkilemekte ve mevcut gelişmeler FED'in 2016 için planladığı faiz artışlarının yapılmasını zora sokmakta!

AB'nin ABD gibi hızlı davranıp bankacılık sistemini hızla sermayelendirememesi, kronik yapısal sorunların hep halı altına süpürülmesi ve farklı ülkelerin bir araya gelerek karar alma zorunluluğu işi daha da içinden çıkılmaz hale sokmaktadır.

Heybedeki turpa gelirsek dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin'de ilginç şeyler olmakta.Yıllardır büyük dış sermaye alan Çin'den kısa zamanda $1trilyon para çıkışı gerçekleşti.İşin daha ilginç olanı Çin bankalarından yurt dışına döviz çıkışında lokal para biriminin konvertebilitesi yapılmayarak ciddi engeller uygulanmaktadır.

İhracat şampiyonu ve lehine ciddi net dış ticareti olan bir ülkede bunların yaşanması ilginç.Diğer taraftan bankacılık sisteminde ciddi kredi batıkları olduğu yıllardır ifade edilmektedir.Yine merkezi hükümet dışında yerel yönetimlerin de ciddi borç yükü vardır!

İşin ilginç noktalarından biri de Çin demir üreticilerinin demir cevheri stoklarını nakit akışlarını desteklemek için zararına satmaları.

Bildiğimiz Avustralya ve Brezilya madenlerinden Çin'e yapılan taşımacılık bu sefer Çin'den batıya doğru yapılarak insana dünya tersine mi döndü dedirtiyor!

Sonuç olarak kapitalist sistemin etkileri birbirine entegre olmuş bu sistemde bütün dünyada anında hissedilmekte.

Çin' deki gelişmeler bununla da sınırlı değil yeni Çin Başkanı'nın yolsuzlukla yaptığı mücadele de kısa vadede ülke içinde çalkantılara yol açmaktadır.Buna bir de iç talebi de arttıran bir ekonomi modelini eklersek!..

Yani anlayacağınız bir yanda ABD bir yanda AB diğer tarafta Çin bu kriz pilavı daha epey su kaldıracak gözüküyor.

Ne olur derseniz Çin' in yavaşlaması kuru yük navlun piyasasını 2008 in daha altına taşıdı ve kuru yükteki gemi arz durumunun talebin çok üzerinde olması ve talep tarafının mevcut durumu ile kısa zamanda bu iş düzelmez.

$/€ ayağına gelirsek AB merkez bankası başkanı mart ayında para enjeksiyonunu arttırabileceği açıklaması avro nun tekrar yukarı hareketini erteledi düşüncesindeyim.

Doların güçlenmesi ABD ihracatı için kötü haber tabi.

Ancak FED' in bu yıl dört ilave faiz artışı yapması kolay değil gözüküyor dünyadaki gelişmeler ışığında bu durum doların artmasını sınırlayıcı olacaktır.

Bütün bunlara ek olarak petrol fiyatlarının uzun süre düşük seviyede gitmesi dünyada yeni
bir resesyonu da beraberinde getirebilir.

Kolay olmayan ve belirsizliklerin çok olduğu bir ortamda ki jeo-politik olaylara hiç girmedim, ilerlemeye dikkatle devam...

Sağlıcakla kalın.

Bu yazı 3706 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar

denizhaber.com